
Yeni bir yıl başladığında çoğumuz aynı cümleyi kurarız:
“Bu yıl kendime daha çok bakacağım.”
Daha sağlıklı besleneceğim, spora başlayacağım, vücudumu güçlendireceğim, kendime zaman ayıracağım…
Ocak ayı umut doludur. Ajandalar tertemiz, hedefler net, motivasyon yüksektir.
Peki sonra ne olur?
Şubat ayı gelir. Hayat hızlanır. İş, ev, sorumluluklar, beklenmedik yorgunluklar…
Ve o hedefler, yavaş yavaş hayatın kenarına itilir.
Bu yazımızda, neden çoğu yeni yıl hedefinin yarım kaldığını ve bunun aslında kişisel bir başarısızlık olmadığını anlatıyoruz.
Sorun İrade Eksikliği Değil
Çoğu insan hedeflerinden vazgeçtiğinde ilk söylediği şey şudur: “Demek ki yeterince istemiyorum.”
Oysa bu, kendimize karşı en kolay ama en haksız yargıdır. Çünkü mesele istememek ya da iradesiz olmak değil; mesele, insanın gerçek hayatını görmezden gelmesidir. Sabah kaçta kalktığın, gün içinde ne kadar yorulduğun, zihninin neyle meşgul olduğu, akşam eve döndüğünde bedeninde ne kaldığı… Bunların hiçbiri hesaba katılmadan konan hedefler, en güçlü iradeyi bile kısa sürede tüketir.
Aslında hedeflerin yarım kalması, vücudun ya da zihnin sana verdiği çok net bir mesajdır: “Beni bu şekilde zorlayarak ilerleyemeyiz.” Bu bir başarısızlık değil, bir uyarıdır. Ve belki de asıl sorun, kendinden daha fazlasını beklemek değil; kendini hiç dinlememektir. Çünkü sürdürülebilir olan şey, zorlayıcı olan değil, hayata uyum sağlayandır.
Bu yüzden bu yıl kendine sorman gereken soru “Neden devam edemedim?” değil, “Benden ne beklenmişti ve bu beklenti gerçek miydi?” olmalıdır. Cevabı dürüstçe verdiğinde, iradeyle ilgili sandığın birçok şeyin aslında sistem, tempo ve yaklaşım meselesi olduğunu fark edersin.

Çoğu hedef:
- Hayata değil, hayal edilen ideale göre belirlenir
- Günlük yaşam temposu hesaba katılmadan konur
- “Ya hep ya hiç” mantığıyla ilerler
Bir gün kaçırıldığında:
“Zaten bozuldu, haftaya başlarım.” deriz… ve o hafta çoğu zaman hiç gelmez.
Büyük Hedefler, Küçük Detaylarda Kaybolur
Yeni yıl hedefleri çoğu zaman büyük cümlelerle başlar. “Bu yıl tamamen değişiyorum”, “Artık sporu hayatımın merkezine alacağım”, “Kendime daha çok zaman ayıracağım.” Bu cümleler kulağa güçlü gelir, hatta motive edicidir. Ancak sorun tam da burada başlar. Çünkü bu büyük hedefler, günlük hayatın küçük ama gerçek detaylarıyla karşılaştığında hızla anlamını yitirir. Bir gün geç uyanmak, işten geç çıkmak, zihinsel olarak yorgun hissetmek ya da sadece “bugünlük olmasın” demek… İşte hedefler genellikle bu küçük anlarda çözülür.
Büyük hedefler, küçük detayları görmezden geldiğinde sürdürülemez olur. Çünkü değişim bir anda değil, tekrar eden küçük kararlarla oluşur. Bir gün değil, haftalar boyunca devam edebilen seçimler fark yaratır. Belki de bu yüzden kendimize “Ne kadar büyük bir hedef koydum?” değil, “Bu hedefi hayatımın içine gerçekten yerleştirdim mi?” diye sormamız gerekir. Cevap dürüstçe verildiğinde, çoğu zaman daha küçük ama daha sürdürülebilir bir yolun çok daha güçlü olduğu fark edilir.

Yeni yılda koyulan hedefler genellikle büyüktür:
- Haftada 5 gün spor
- Şeker, un, kahve, tatlı tamamen yasak
- Her sabah erken kalkmak
- Kısa sürede büyük değişim
Ama hayat küçücük detaylardan oluşur:
- Geç biten bir iş günü
- Uykusuz bir sabah
- Mental yorgunluk
- “Bugün gerçekten enerjim yok” dediğimiz anlar
Hedefler bu gerçekliği görmezden geldiğinde, sürdürülebilir olmaz.
BIR Pilates kurucusu ve deneyimli Pilates eğitmeni Aylin İslami yeni yıl hedefleri ile ilgili şunları söylüyor;
Pilates Hedef Değil, Araçtır
“Pilatesi bir “sonuç” olarak görmek yerine bir araç olarak görmemiz gerekir. Daha dik durmak için; Daha rahat nefes almak için; Gün içinde daha az ağrı hissetmek için; Kendini daha güçlü ve dengeli hissetmek için… Bunlar size sihirli değnek değmişçesine hemen olabilecek şeyler değildir. Ama doğru ve düzenli bir rutinle başarılabilirler ve kalıcı hale gelirler.“
Kadınlar Kendini Neden Hep En Sona Koyuyor?
Birçok kadın için kendine zaman ayırmak hala bir “lüks” gibi algılanıyor. Önce iş, önce ev, önce sorumluluklar, önce başkalarının ihtiyaçları… Kendine kalan zaman ise ya günün en sonunda ya da “her şey bittikten sonra” düşünülüyor. Oysa gerçek şu ki, her şey hiçbir zaman tamamen bitmiyor. Yapılacaklar listesi her gün yeniden uzuyor ve bu döngü içinde kadınlar çoğu zaman kendi bedenlerini, enerjilerini ve ihtiyaçlarını sessizce geri plana itiyor. Spor, dinlenme ya da sadece nefes almak; ertelenebilen şeyler listesinde ilk sıraya yerleşiyor.
Bu durum çoğu zaman farkında bile olmadan gelişiyor. Çünkü kadınlara yıllardır güçlü olmaları, idare etmeleri, yetişmeleri, aksatmamalari öğretiliyor. Yorulduğunu söylemek, ara vermek ya da “bugün kendim için bir şey yapacağım” demek, bazen suçluluk duygusunu da beraberinde getiriyor. Kendine ayrılan zaman, hak edilmiş bir ihtiyaç değil de ancak boşluk kalırsa yapılabilecek bir şey gibi görülüyor. Ve zamanla beden, bu ihmalin yükünü sessizce taşımaya başlıyor; ağrılar, yorgunluk, motivasyon kaybı tam da burada devreye giriyor.

Spor, çoğu zaman “yapılabilirse yapılan” bir şeye dönüşür.
Oysa beden, ertelenebilen bir şey değildir.
Belki de bu noktada durup şunu sormak gerekiyor: “Kendimi en sona koyarak kimi gerçekten koruyorum?” Çünkü enerjisi tükenen, bedeni yorulan bir kadının uzun vadede kimseye faydası olmaz. Kendine zaman ayırmak bencillik değil; sürdürülebilir bir hayatın en temel parçasıdır. Ve belki bu yıl alınabilecek en güçlü karar, her şeyden önce kendini listenin bir yerine değil, listenin içine dahil etmektir.
Hedef Koymak Değil, Rutin Kurmak
Hedef koymak çoğu zaman motive edici bir başlangıç gibi görünür; fakat hedefler tek başına hayatı değiştirmez. Çünkü hedefler genellikle geleceğe aittir, rutinler ise bugüne. “Zayıflamak istiyorum” ya da “daha güçlü olmak istiyorum” demek bir niyettir ama bu niyetin hayata karşılığı, gün ve saat olarak tanımlanmadığında kısa sürede soyutlaşır. İşte bu noktada çoğu hedef, iyi niyetli bir düşünce olarak kalır. Oysa rutin, karar vermeyi ortadan kaldırır. Ne zaman ve ne yapılacağı bellidir; pazarlık yoktur, erteleme yoktur.
Rutin kurmak, hayatı baştan aşağı değiştirmek anlamına gelmez. Tam aksine, mevcut hayatın içine küçük ama net bir alan açmaktır. Haftada iki gün, belirli saatlerde, kendin için ayırdığın zaman… Ne kadar yoğun olursan ol, bu alan tanımlı olduğu sürece devam etmek kolaylaşır. Çünkü rutin, motivasyonuna değil, sistemine dayanır. Yorgun olduğunda da, enerjin yüksek olduğunda da seni taşıyan şey bu sistem olur.
Belki de bu yüzden gerçek dönüşüm, “bu yıl yapacağım” cümlelerinde değil; “haftada şu gün, şu saat” netliğinde başlar. Kendine söz vermekten çok, kendine bir düzen kurmak gerekir. Çünkü rutinler, seni zorlayan değil; seni hayatta tutan yapılardır. Ve sürdürülebilir olan her şey, zamanla güçlü bir değişime dönüşür.
Bu kritik ayrımı hayatınıza uygulayın:
Bundan kaçının: “Bu yıl spora başlayacağım.”
Onun yerine hedefi netleştirin: “Haftada 2 gün, 50 dakika kendim için ayıracağım.”
Hedef soyuttur.
Rutin somuttur.

Rutin:
- Gün ve saat bellidir
- Karar yorgunluğu yaratmaz
- Hayata entegre olur
Ve en önemlisi: devam etmeyi kolaylaştırır.
Bu Yıl Kendinle Anlaşma Yap
Belki bu yıl kendine şunu söylemek yeterlidir: “Kendimi zorlamayacağım ama kendimden de vazgeçmeyeceğim.” Haftada birkaç saat, sadece sana ait bir zaman… Bunu bir ödül gibi değil, bir ihtiyaç olarak görmek. Çünkü bedeninle yaptığın bu anlaşma, sadece bu yıl için değil; uzun vadede daha dengeli, daha güçlü ve daha iyi hissettiğin bir hayatın temelini oluşturur.
Kendinle yapılacak gerçek bir anlaşma, sınırlarını yok saymaz. Yoğun günler olacağını, bazen enerjisiz hissedeceğini, her şeyin planlandığı gibi gitmeyeceğini kabul eder. Ama aynı zamanda kendini tamamen bırakmamayı da garanti altına alır. “Her şeyi yapacağım” demek yerine, “yapabildiğim kadar ama düzenli” demeyi seçer. Bu yaklaşım, sporu bir görev olmaktan çıkarıp hayatın doğal bir parçası haline getirir.
Bu yıl kendine şu sözü vermen yeterlidir:
“Mükemmel olmak zorunda değilim.
Ama kendimi tamamen bırakmak zorunda da değilim.”
Haftada 2 gün.
Kendin için.
Baskısız, suçluluk duymadan, sürdürülebilir bir şekilde.
Yeni yıl, yeni hedefler demek zorunda değil.
Yeni yıl, kendin için daha gerçekçi bir yol seçmek de olabilir.
Küçük Bir Hatırlatma
Güçlü olmak bir anda olmaz.
Ama devam eden küçük adımlar, zamanla büyük farklar yaratır.
Bu yıl hedef koymak yerine, kendin için bir rutin seç.
Gerisi zaten gelir.
Uyarılar
Pilates’i bir eğitmene danışmadan kendi başınıza yapmanız kesinlikle önerilmez.
Özellikle, Sırt veya boyun ağrısı çekiyorsanız veya solunum problemleriniz varsa egzersizlerin size göre uyarlanması gerekmektedir. Bu ancak bir eğitmen ile çalıştığınızda mümkün olabilmektedir. Hamileyseniz veya başka fiziksel kısıtlamalarınız varsa Pilates’e başlamadan veya devam etmeden önce doktorunuzla konuşun.
Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce daima sertifikalı bir eğitmene danışın. Bir sınıfa girmeden veya bir antrenman videosunu izlemeden önce özel ders almayı düşünebilirsiniz. Yanlış form veya kendi sınırlarınızı aşmak yaralanmalara neden olabilir.
Sonraki adımlar
Pilates, genel sağlığınızı iyileştirmenin mükemmel bir yoludur. Eğer aşağıdaki hedeflere ulaşmak istiyorsanız, stüdyomuzda eğitmen eşliğinde Pilates antrenmanları tam size göre:
- Daha Güçlü Bir Merkez Kas Grubu: Güçlü merkez kaslar, vücudunuzu destekleyerek tatlı krizleriyle başa çıkarken daha dayanıklı olmanızı sağlar.
- Esnek ve Sağlıklı Bir Vücut: Esneklik ve sağlıklı bir vücut, stres seviyelerini düşürerek tatlı tüketme isteğini azaltabilir.
- Zinde ve Enerjik Hissetme: Pilates, enerji seviyenizi artırarak gün boyu zinde kalmanıza yardımcı olur, bu da tatlı krizlerini önlemede etkilidir.
- Stresi Azaltma: Pilates, zihinsel ve fiziksel rahatlamayı artırarak stresin neden olduğu tatlı tüketme isteğini azaltır.
- Zihinsel ve Ruhsal Denge: Zihin-beden dengesini sağlayarak, tatlı krizleriyle daha bilinçli bir şekilde başa çıkmanıza yardımcı olur.
Stüdyomuzda Pilates ile bu hedeflere adım adım ulaşabilirsiniz. Şimdi bizimle iletişime geçin ve size özel bir programla tatlı krizlerini yönetmenin keyfini çıkarın!
Katkıda bulunun
Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi aşağıda bulunan yorum bölümü sayesinde bize yazın. Bu sayede bu yazıya katkıda bulunabilir ve deneyimlerinizden herkesin faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
