
Çoğumuz vücudumuzla bir savaş halinde yaşıyoruz.
Daha ince olmalı, daha sıkı olmalı, daha güçlü olmalı…
Spor çoğu zaman bir “düzeltme operasyonu” gibi görünür. Eksikleri kapatma, fazlalıkları yok etme, aynada gördüğümüz şeyi değiştirme çabası…
Ama belki de asıl soru şu:
Vücudumuz gerçekten düzeltilmesi gereken bir şey mi, yoksa anlaşılması gereken bir şey mi? Bu yazımızda, alışılagelmiş kalıpları kırıyoruz ve bedenimize ikinci bir şansı nasıl vereceğinizi anlatıyoruz.
Sürekli Daha Fazlası için Çabalamak Yerine Vücudunuza Karşı Şefkatli Olmayı Öğrenin
Modern dünyada spor, çoğu zaman disiplinle eşanlamlı hale geldi.
“Acı yoksa gelişim yok.”
“Yorulmadıysan işe yaramaz.”
“Daha fazla zorla.”
Bu yaklaşım kısa vadede motive edici olabilir. Ancak uzun vadede bedenle araya mesafe koyar. Çünkü zorlanan her şey bir süre sonra direnmeye başlar. Aşırı kısıtlamalar, aşırı yüklenmeler, sürekli performans beklentisi… Bunlar sürdürülebilir değildir.
Vücudun bir makine değildir.
Yorulur.
Duygusal durumdan etkilenir.
Uykusuz kaldığında tepki verir.
Stres altındayken daha hassas olur.
Ve en önemlisi:
Zorlandığında kapanır.

Vücuduna karşı şefkatli olmayı öğrenmeniz gerekir. Şefkat kelimesi çoğu zaman zaten yanlış anlaşılıyor. Sanki kendini salmak, disiplin kaybetmek ya da hedeflerden vazgeçmek gibi algılanır. Oysa şefkat, gerçekçi olmak, sınırlarını kabul etmek ve bedenini dinlemek demektir.
Şefkatli bir yaklaşım şunu söyler:
“Bugün enerjim düşük, ama tamamen bırakmayacağım.”
“Bugün kendimi zorlamayacağım, ama hareket etmeye devam edeceğim.”
“Bugün performans değil, süreklilik önemli.”
Bu yaklaşım, sporu bir cezadan çıkarır; bir bakım alanına dönüştürür.
Unutma, Vücudun Sana Karşı Değil
Birçok kadın aynaya baktığında önce eksikleri görür.
Karın bölgesi, bacaklar, omuzlar…
Sanki vücut istenilen forma ulaşmak için mücadele edilmesi gereken bir şeymiş gibi.
Oysa bedenin sana karşı değil.
Yıllardır seni taşıyor.
Uykusuz gecelerde ayakta tutuyor.
Stresli dönemlerde bile çalışmaya devam ediyor.
Hatta çoğu zaman ihmal edilmesine rağmen görevini sürdürüyor.
Belki de sorun bedenin yetersizliği değil; onunla kurulan dil.
Kendine sürekli eleştirel bir tonla yaklaşmak, vücudu motive etmez. Aksine, stres yaratır. Stres ise ilerlemenin en büyük engellerinden biridir.

Zorlayarak yapılan spor genellikle iki sonuç doğurur:
- Kısa sürede aşırı motivasyon
- Sonrasında ani bırakma
Çünkü bu yaklaşım sürdürülebilir değil.
Beden bir süre dayanır, sonra pes eder.
Zihin bir süre idare eder, sonra vazgeçer.
Şefkatli yaklaşım ise yavaş ilerler. Ama kalıcıdır.
- Daha az ama düzenli.
- Daha kontrollü ama istikrarlı.
- Daha bilinçli ama baskısız.
Zamanla fark edilir ki asıl güç, kendini zorlamakta değil; kendini dinleyerek devam edebilmekte.
BIR Pilates kurucusu ve deneyimli Pilates eğitmeni Aylin İslami yeni yıl hedefleri ile ilgili şunları söylüyor;
Pilates bedenle iletişim kurma alanıdır
“Pilates, yavaş ama derindir. Zorlayıcı ama yıkıcı değildir. Güçlendirir ama tüketmez. Bağırmaz. Yarıştırmaz. Seni başkalarıyla kıyaslamaz.
Özellikle sertifikalı eğitmen eşliğinde çalışmak, hareketin doğru dozda ve doğru şekilde yapılmasını sağlar. Bu da hem sakatlık riskini azaltır hem de vücudun güven içinde güçlenmesini destekler.“
Kendine Karşı Nazik Olmak için Yeni Bir Anlaşmaya Var Mısın?
Belki de bu yıl alınabilecek en güçlü karar şu olabilir:
“Vücudumu cezalandırmayacağım. Onunla iş birliği yapacağım.”
Bu, hedeflerden vazgeçmek değildir.
Bu, hedeflere daha bilinçli ilerlemek demektir.
Vücudunda karşı nazik olmak disiplini yok etmez. Onu sürdürülebilir kılar.
Güçlü hissetmek, aynadaki görüntüyle değil, bedeninle kurduğun ilişkiyle başlar.
Daha dik durduğunda, nefesin daha rahat aktığında, gün içinde daha az ağrı hissettiğinde…Bu değişimler sessizdir. Ama gerçektir. En önemlisi, kalıcıdır.

Kendine şu soruyu sormaya cesaret edebilir misin?
“Ben vücudumu motive ediyor muyum, yoksa onunla savaşıyor muyum?”
Belki de gerçek dönüşüm, zorlamayı bırakıp kendini dinlemeyi seçtiğin anda başlar.
Hedef Koymak Değil, Rutin Kurmak
Vücudunla kurduğun ilişki, hayatınla kurduğun ilişkinin bir yansımasıdır. Onu zorladıkça değil, anladıkça güçlenirsin. Kendini başkalarıyla kıyasladıkça değil, kendi sınırlarını tanıdıkça ilerlersin. Ve bu yolculukta en önemli şey yalnız olmamaktır.
Doğru yönlendirme, doğru doz ve doğru teknik bedenin güven içinde güçlenmesini sağlar. Bu yüzden sertifikalı eğitmenlerle çalışmak yalnızca bir tercih değil, bir güven meselesidir. Eğitmen, seni zorlamak için değil; seni koruyarak geliştirmek için oradadır. Hareketi doğru yaptığından emin olmak, sakatlık riskini azaltmak ve her seviyede sürdürülebilir ilerlemek… İşte gerçek şefkatli yaklaşım budur.

Belki bu yıl hedefin daha fazla zorlamak değil, daha bilinçli ilerlemek olmalı. Eğer sen de vücudunla savaşmayı bırakıp onunla iş birliği yapmaya hazırsan, ilk adımı bugün at. Çünkü gerçek güç, kendine karşı adaletli kalabildiğinde başlar.
✨ Sertifikalı eğitmenlerimizle tanış, kendine uygun programı belirle ve şefkatle güçlenmeye başla. Bu yıl değişim zorlayarak değil, doğru destekle mümkün.
Uyarılar
Pilates’i bir eğitmene danışmadan kendi başınıza yapmanız kesinlikle önerilmez.
Özellikle, Sırt veya boyun ağrısı çekiyorsanız veya solunum problemleriniz varsa egzersizlerin size göre uyarlanması gerekmektedir. Bu ancak bir eğitmen ile çalıştığınızda mümkün olabilmektedir. Hamileyseniz veya başka fiziksel kısıtlamalarınız varsa Pilates’e başlamadan veya devam etmeden önce doktorunuzla konuşun.
Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce daima sertifikalı bir eğitmene danışın. Bir sınıfa girmeden veya bir antrenman videosunu izlemeden önce özel ders almayı düşünebilirsiniz. Yanlış form veya kendi sınırlarınızı aşmak yaralanmalara neden olabilir.
Sonraki adımlar
Pilates, genel sağlığınızı iyileştirmenin mükemmel bir yoludur. Eğer aşağıdaki hedeflere ulaşmak istiyorsanız, stüdyomuzda eğitmen eşliğinde Pilates antrenmanları tam size göre:
- Daha Güçlü Bir Merkez Kas Grubu: Güçlü merkez kaslar, vücudunuzu destekleyerek tatlı krizleriyle başa çıkarken daha dayanıklı olmanızı sağlar.
- Esnek ve Sağlıklı Bir Vücut: Esneklik ve sağlıklı bir vücut, stres seviyelerini düşürerek tatlı tüketme isteğini azaltabilir.
- Zinde ve Enerjik Hissetme: Pilates, enerji seviyenizi artırarak gün boyu zinde kalmanıza yardımcı olur, bu da tatlı krizlerini önlemede etkilidir.
- Stresi Azaltma: Pilates, zihinsel ve fiziksel rahatlamayı artırarak stresin neden olduğu tatlı tüketme isteğini azaltır.
- Zihinsel ve Ruhsal Denge: Zihin-beden dengesini sağlayarak, tatlı krizleriyle daha bilinçli bir şekilde başa çıkmanıza yardımcı olur.
Stüdyomuzda Pilates ile bu hedeflere adım adım ulaşabilirsiniz. Şimdi bizimle iletişime geçin ve size özel bir programla tatlı krizlerini yönetmenin keyfini çıkarın!
Katkıda bulunun
Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi aşağıda bulunan yorum bölümü sayesinde bize yazın. Bu sayede bu yazıya katkıda bulunabilir ve deneyimlerinizden herkesin faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
